2017 Yılı Bütçesi Genel Kurulda

13.12.2016

Kişi Okumuş

0 Yorum

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, partisinin milletvekili ve yöneticilerine yönelik gözaltı ve tutuklama kararlarını eleştirerek, “Bu parlamento 80 milyon insanın tecelligahı olmaktan siyasi iktidar tarafından çıkarılmıştır.” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda Ekonomi Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçelerinin görüşmeleri sırasında HDP milletvekilleri grupları adına söz aldı.

HDP milletvekilleri, bütçe yerine partilerine yönelik tutuklama ve gözaltılar üzerine kısa konuşmalar yaparak, kendilerine verilen 10’ar dakikalık süre bitmeden kürsüden ayrıldı.

HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, bütçe üzerinde söz alarak, partisine yönelik siyasi bir tasfiye operasyonu yürütüldüğünü ileri sürdü.

Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ile Batman Milletvekili Besime Konca’nın gözaltına alınmasına tepki gösteren Taşdemir, “1994’te arkadaşlarımız Meclis’te gözaltına alındı. 22 yıl sonra da Meclis’ten çıkarken gözaltına alındılar. Geçen 22 yılda aradaki tek fark budur. Bugün sözün bittiği yerdeyiz.” diye konuştu.

Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da kendileri açısından bütçenin kapandığını, parlamentonun sözün bittiği yerde olduğunu belirterek, “Bu parlamento 80 milyon insanın tecelligahı olmaktan siyasi iktidar tarafından çıkarılmıştır.” ifadesini kullandı.

Parti yöneticilerinin milletvekillerinin gözaltına alınmasının bir talimatın sonucu olduğu iddiasında bulunan Yıldırım, şunları söyledi:

“İsteyen istediği bütçeyi konuşabilir. Bizim açımızdan bu bütçe, halkın bütçesi değildir. Yoksul, emekçinin, işçinin, kadının dostu olan bir bütçe değildir. Bu olsa olsa bir savaş bütçesidir, olsa olsa aklı selimi yitirmiş bir iktidarın bütçesi olabilir. Bizim iki milletvekilimizin daha gözaltına alınmış olması bu parlamentoda iktidar milletvekillerinin ve siyasi iktidarın millet iradesine duyduğu saygının düzeyini göstermektedir.”

Yıldırım, tutuklanan arkadaşlarının sıralarının üzerine koydukları fotoğraflarına dahi tahammül gösterilmediğini ileri sürdü.

“Barış gelecekse hepimizi asın”

İstanbul Milletvekili Garo Paylan da parti yöneticilerinin büyük çoğunluğunun tutuklandığını ya da gözaltına alındığını, ancak kendilerinin son neferleri kalana kadar barış ve demokrasi demeye devam edeceklerini belirtti.

Türkiye’nin “Bir açık cezaevine dönüştürüldüğünü” öne sürerek, bu ortamda demokrasiden söz edilemeyeceğini vurgulayan Paylan, “Eğer ki bu ülkeye barış gelecekse, şu Meclis bahçesine dar ağaçlarını kurun hepimizi asın.” dedi.

HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ise gelinen süreçte demokrasi ve özgürlüklerden söz etmenin mümkün olmadığını böyle bir ortamda bütçe üzerinde konuşmayı da anlamsız bulduğunu ifade ederek, kürsüden ayrıldı.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, konuşmasında gözaltına alınan Grup Başkanvekili Çağlar Demirel’e ilişkin, yakalama kararının dava dosyasında henüz imzalanmadığını ve onaylanmadığını vurgulayarak, bunun yargının geldiği noktanın en iyi göstergesi olduğunu kaydetti.

Bilgen, “Kim, hangi partide, hangi hesapla insan ölümünden siyasi medet umuyorsa, koltuk koruma derdine düşüyor, siyasi hesap yapıyorsa, Allah belasını versin. Kim ölümler karşısında sessiz kalıyorsa, ölümlere çare olacak girişimlerde bulunmuyorsa, Allah belasını versin.” şeklindeki sözlerine AK Parti sıralarından “Amin” şeklinde karşılık gelmesi üzerine, “Hep beraber amin deyin, arkadaşlar.” diye konuştu.

Kürsüye konulan fotoğraflar

Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, HDP milletvekillerinin konuşmaları sırasında tutuklu milletvekillerinin fotoğraflarını kürsüye koyduklarını, ancak Meclis TV’nin yakın çekim yaparak, fotoğrafların ekranda görülmesini engellediğini bildirdi.

Buldan, Meclis TV’nin daha önce de böyle bir uygulama yaptığını, ancak Meclis Başkanlığının girişimiyle bu durumun düzeltildiğini belirterek, verilen arada Meclis TV’nin bu uygulamasıyla ilgili TBMM Başkanı Kahraman ile görüşeceğini aktardı. Buldan, Kahraman’ın bu duruma müdahale etmesini istedi.

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan da konuşması sırasında “Bu katliamları aşmamız, bu ülkeyi bu şiddet sarmalından kurtarmamız lazım.” dedi.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ise tutuklama ve gözaltılarla 6 milyon insanın iradesinin öldürüldüğünü öne sürerek, “Bunu başarana da yazıklar olsun.” ifadesini kullandı.

Bazı AK Parti milletvekilleri Aslan’ın konuşması sırasında kürsüye sırtlarını döndü.

Daha sonra kürsüye HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş geldi.

Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, Beştaş’ın konuşması sırasında araya girerek, HDP Siirt Milletvekili Besime Konca’nın adli kontrol kaydıyla serbest bırakıldığı haberini aldığını Genel Kurul ile paylaştı.

Beştaş da konuşmasında Grup Başkanvekili Çağlar Demirel’in dayanaksız bir yakalama kararıyla gözaltında tutulduğunu ve hala adliyeye sevk edilmediğini iddia ederek, bunun gerçek bir yargı kararı olup olmadığını herkesin sorgulamasını istedi.

“Sakinleşin, yargının kararını beraber izleyelim”

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan söz alarak, milletvekillerinin dokunulmazlığına ilişkin kararın TBMM Genel Kurulu’nda alındığını, ardından hukuki bir süreç işlediğini vurgulayarak, herkesin bu sürecin tamamlanmasını sükunetle beklemesi gerektiğini ifade etti.

Turan, “Birçok partinin katılımıyla dokunulmazlıkları kaldırdık. Bundan sonra gördüğünüz gibi, bazısı tutuklandı, bazısı bırakıldı, bazısı adli kontrolle serbest bırakıldı. Bugün öğrendik ki bazısı da Fransa’ya başvurdu, kaçak. O yüzden bırakın, sakinleşin, yargının kararını beraber izleyelim.” diye konuştu.

AK Parti’nin özgürlüklerin önünü açmak için çabaladığını aktaran Turan, bugünkü tabloyu 90’lı yıllara benzeten eleştirilerde bulunmanın haksız olduğunu kaydetti.

HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da yerinden söz alarak, grup başkanvekillerinin tutuklu ya da gözaltında bulunduğunu hatırlatarak, böyle bir ortamda herhangi bir söz söyleme niyetinde olmadıklarını, herkesin bunu bilmesini istediklerini vurguladı.

Kerestecioğlu, şunları söyledi:

“Fakat, bir düzeltme yapmak için söz aldık, herhangi bir Fransız vatandaşlığı başvurusu yoktur. Fransa’nın bu duruma sahip çıkarak, kendisinin onursal vatandaşlık verme gibi bir isteği olmuştur. Başvuru söz konusu değildir. Bunun dışında hiçbir cevap vermeyeceğiz. Onun için rahat olsun içiniz.”

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

FACEBOOKTA BİZ