Tek Koluyla 32 Yıldır Ayakkabı Boyacılığı Yapıyor

23.07.2017

Kişi Okumuş

0 Yorum

Muş’un Malazgirt ilçesinde 1960’da dünyaya gelen Ferzende Kaçar’ın ailesi, geçim sıkıntısı nedeniyle Adana’ya göç etmek zorunda kaldı. Bir süre Adana’da ailesiyle hayatını sürdüren Kaçar, Muş’tan “taşı toprağı altın” diyerek geldiği İstanbul’da geçirdiği trafik kazasında tek kolunu kaybetti. Fatih Kumkapı’da 32 yıldır tek koluyla ayakkabı boyacılığı yapıyor.

YAŞAMAK İÇİ MÜCADELE ETMEYE KARAR VERDİ

Uzun süre yeni durumuna alışamadığı gibi ailesinden de yeterli desteği bulamayan Kaçar, hayata küstü. Bir gün her şeye rağmen hayatın devam ettiğini düşünen Kaçar, yaşamak için mücadele etmeye karar verdi.

1985’TE BOYA SANDIĞI ALARAK AYAKKABI BOYACILIĞI YAPMAYA BAŞLADI

Bunun için de öncelikle para kazanması gerektiğinin farkında olan Kaçar, o dönemde revaçta olan işportacılık yapmaya başladı. Kaçar bu işten iyi para kazansa da her gün zabıtalardan tek koluyla kaçmak zor geldi. Bazı tanıdıklarının da tavsiyesini dikkate alan Kaçar, 1985’te bir boya sandığı alarak, Fatih Kumkapı’da ayakkabı boyacılığı yapmaya başladı.

ONU TANIYAN HERKES AYAKKABILARINI SADECE ONA BOYATIYOR

 

Tek koluyla 35 yıldır yaşam mücadelesini sürdüren Kaçar, tüm zorluklara rağmen çalışmaktan yılmadı. Tek koluyla ayakkabı boyacılığı yapan Kaçar, çalıştığı sokakta esnafın sevgisini kazandı. Onu tanıyan herkes, ayakkabılarını sadece ona boyatıyor.YEMEĞİNİ SOKAK HAYVANLARIYLA PAYLAŞIYOR

Kaçar’ın en iyi dostları ise sokak hayvanları. Kaçar, sokağın kirlendiğini öne süren esnaftan fırça yese de yemeğini özellikle dizinin dibinden hiç ayrılmayan “Beyaz” adlı kedi olmak üzere diğer hayvanlarla paylaşıyor.

OTURDUĞU BİNANIN YIKILMA İHTİMALİ KAÇAR’I KAYGILANDIRIYOR

Dilencilik yapıp kolay yoldan para kazanmasını önerenlere sert tepki gösteren Kaçar, şu sıralar Fatih Şehsuvarbey Mahallesi’ndeki 3 katlı binanın merdiveninin altındaki tek göz odada hayatını sürdürüyor. Tek koluyla çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkayan ve diğer ihtiyaçlarını yalnız başına gideren Kaçar’ı, binanın yıkılma ihtimali de kaygılandırıyor. Ferzende Kaçar, kazadan sonra Allah’tan ümidini kesmediğini belirterek, kimseye avuç açmamak için çalışmaya başladığını ve hala çalıştığını söyledi.

“İNSANLARIN ALLAH BENİM BAŞIMA VERMESİN DİYE DUA ETMELERİ LAZIM”

Bazı insanların kendisini hor görmesinden yakınan Kaçar, şunları anlattı: “Bazen onlara menfaat için yaklaştığımı sanıyorlar. Oysa menfaat için olsaydı, gider bir köşede mendilimi açar dilenirdim. Vakit namazlarımı kılmaya camiye gidiyorum, bazı insanlar aynı safta durmak istemiyor. Bu durum herkesin başına gelebilir. Bunu düşünmeleri lazım. Bana acımasınlar. İnsanların “Allah benim başıma getirmesin” diye dua etmeleri lazım. 2005’ten beri bu evde yaşıyorum. Yemeğimi kendim yapıyorum. Çamaşırımı kendim yıkıyorum. Tırnağımı kendim kesiyorum. Bazen arkadaşlar çamaşırlarımı zorla alıp evinde yıkatıyor. Kedimle, hayvanlarımla sohbet etmek bazen iyi geliyor. Yanıma geliyorlar bazen benimle sohbet etmek istediklerini anlıyorum. Ramazanda kimseye gitmedim yemeğe çağırmalarına rağmen.”

KALACAK YERİ KONUSUNDA YETKİLİLER HALA BİR ÇÖZÜM BULAMADI

Durumuna alıştığını anlatan Kaçar, artık yaptıklarının kendisine zor gelmediğini ifade etti. Ancak, son zamanlarda yaşadığı yerin aşırı rutubetli olması ve altına su akması dolayısıyla rahatsızlandığını belirten Kaçar, durumu mahalle muhtarlarına anlatarak yardım istediğini söyledi. Kaçar, muhtarın kendisiyle ilgilenerek yetkililerden yardım istediğini belirterek, ancak şu ana kadar bir yer bulunamadığını anlattı.

MÜSLÜMAN KENDİSİ MUHTAÇ OLANA GİTMELİ, İHTİYACIN VAR MI DİYE SORMALI

Yetkililerden ve yardımseverlerden kalacak yer konusunda yardım isteyen Kaçar, “Bir Müslüman, kendisi muhtaç olana gitmeli, ‘Senin bir şeye ihtiyacın var mı?’ diye sormalı. Yardım, “Gel sana bir yemek söyleyeyim.” demekle bitmez. Daha önce yaptığım işleri yapmakta güçlük yaşıyorum. Daha düzgün bir ev istiyorum.” dedi.

“HAYATTA BEN DE VARIM”

Hakverdi, her ne kadar toplumda engelli olarak görülse de aslında engeli olmayanlardan olduğunu vurgulayarak, kendisinin “Hayatta ben de varım” deyip, yaşama sıkı sıkıya sarılanlardan olduğunu dile getirdi.

“BİR EV İÇİN YARDIM BEKLİYORUZ”

Kendisinin ve mahallelinin kendisine ellerinden geldiğince yardımcı olduğunu aktaran Hakverdi, “Yaşı bayağı ilerledi. Bunun durumundan daha iyileri biliyorsunuz; insanların duygularını ajite ederek, dileniyorlar. Ama, Ferzende ağabeyimiz, hayata karşı dimdik, onurlu bir şekilde yaşam mücadelesini veriyor. Bizim bu konuda Allah rızası için tüm hayırseverlerden ve yardımseverlerden Ferzende ağabeyimizin ömrünün son zamanlarını düzgün bir biçimde yaşayabileceği bir ev için yardım bekliyoruz.”

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

FACEBOOKTA BİZ